
Merhaba,
16. İş Kolunda çalışan Tersane, Liman ve Deniz Çalışanı Kardeşlerim,
Öncelikle şunu belirtmeliyim ki; Sizler gibi yıllarca bu iş kolunda çalışmış birisi olarak 17 senelik sendikal tecrübemi ve bu onurlu mücadeleyi sizlerle paylaşmaya geldim.
Uzak denizlerde çalışmış ve denizciliği babadan miras almış bir kişi olarak, sendika yöneticiliğinden ayrıldığımız 2009 yılından bu yana duyduğum olumsuzluklara inanamadım, inanmak istemedim. Geçen bu dört yıl içerisinde özellikle Deniz Çalışanlarının var olan sendikası ile işvereni arasında oyuncak olduğunu gördüm. Üyesinin işten çıkartılması için protokol imzalayan sendika tarihte olmamıştı, bu dört yıl içerisinde maalesef oldu. Deniz çalışanları sendikasına olan güvenini tamamen yitirdi. Aldığımız telefonlar, mailler, yaptığımız yerinde ziyaretler Türkiye'nin dört bir yanındaki çalışan kardeşlerimizin, arkadaşlarımızın kimi zaman evlatlarımızın feryatları bunu defalarca doğrular nitelike idi..
Başkan'ın Mesajı..

Hal böyle olunca yıllarca verdiğimiz mücadelenin ve emeklerin heba olduğu düşüncesi ekibimi ve bilhassa beni derinden yaraladı. 16. İş Koluna mensup çalışan kardeşlerimizin ''Sendikal Mücadeleye'' güvenini yeniden tesis etmek, kaybettiği haklarına ve insan onuruna yakışan bir çalışma ortamına yeniden kavuşabilmesini sağlamak için yeni bir sendikanın kurulması gerektiğini, ancak bu yeni sendikayı dürüst, güvenilir, idealist ve çalışkan bir ekiple kuramadıktan sonra yine bir anlam taşımayacağını çok iyi biliyorduk. Bu cesur adımı atmış olmaktan, Deniz Liman ve Tersane Çalışanları Sendikasının Kurucu Üyelerinden biri olmaktan gurur duyuyorum. 24 Ağustosta gerçekleşen Olağan Genel Kurulumuzda Üyelerimiz lutfederek beni ve ekibimi sendikamızın yönetim kuruluna layık gördüler. Bizde bu güveni boşa çıkartmamak adına derhal işe koyulduk ve yurdun dört bir yanındaki Deniz Liman ve Tersane Çalışanı kardeşlerimizi bizzat yerinde ziyaret ederek sorunlarını ve taleplerini dinlemeye başladık. 8 Kasımda E-Devlet Sisteminin devreye girmesi ile birlikte ise hep birlikte düğmeye basma sözü verdik.
Değerli dostlarım,
Gerek deniz, gerek tersane, gerekse limanda olsun 16. iş kolu çalışanları ne yazık ki dünyanın en ağır işleri ile uğraşmaktadırlar. Bu kardeşlerimizin en büyük güvencesi ise sendikalarıdır. Aynı zamanda en bilinçli, sendikal mücadelenin anlamını en iyi kavramış olan iş kolu da yine bizim iş kolumuzdur. Bu anlamda sendikalarına olan güvenlerini yeniden inşaa etmek üzere bizi kucaklayan, bizi adeta işleri düzeltmeye gelmiş birer dost olarak gören bunu her fırsatta bize beyan eden, Türkiye'nin dört bir yanından sendikamız çatısı altında örgütlenmek istediğini, bizleri şahsen tanımak istediklerini, olumlu referanslarımızı bize yineleyerek güvenlerini bildiren binlerce çalışan dostumuza buradan tekrar tekrar teşekkür ediyorum.
17 yıllık sendikacılık yaşamımda üyemizin onurunu ve haklarını her zaman kendi onurum ve şerefim olarak gördüm. Bundan böyle yeni kurduğumuz sendikamızda da en büyük ilkemiz bu olacaktır. Sizlere verebileceğim en büyük söz de, vaad de bundan ibarettir, gerisini zaten hep birlikte başaracağız. Bunu tüm ekibim adına buradan bir kez daha iletmek isterim.
Aygaz'dan Ditaş'a, İzmir-İzmit Tüpraş Rafinerilerindeki Römorkörlerden, Özelleşen Deniz Nakliyat'a kadar denizcilik sektöründe sendikalı ya da sendikasız çalışan çoğu kardeşim beni bizzat tanırlar. Eski bir sendikacı olarak bu denli önemli referanslara sahip olmaktan her zaman gurur duydum ve bunu her zaman ilkeli ve dürüst çalışma ahlakına bağladım. Eğitimci olmanın verdiği o hiç tükenmeyen heyecanla, genç nesile de bu ahlakı aşılayabilmek, denize olan sevdamı ve sendikal mücadeleye olan inancımı aktarabilmek DLT-SEN' i kurumsal misyonu ve vizyonu ile yıllarca taşıyabilecek yeni ve dürüst sendikacılar yetiştirebilmek ise en büyük idealimdir...
Artık 16. iş kolu sahipsiz değil ve artık hiç kimse de alternatifsiz ve vazgeçilmez değil !
Bu yolda bana ve ekibime destek verdiğiniz için hepinize sonsuz teşekkür eder, yeni sendikanızın yeni umutlarınız olmasını dilerim.
Sevgilerimle,
Genel Başkan
Rahmi ŞİŞMAN